DHA YURT BÜLTENİ-9

Prof. Dr. Bektaş: Dipsiz Göl su tutar mı tutmaz mı tamamen şansJeoloji mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Gümüşhane’nin Taşköprü Yaylası’nda yasal izinle yapılan define kazısı çalışmasında toprak doldurulup, yok edilen Dipsiz Göl’ün eski haline dönüştürülmesi çalışmalarını değerlendirdi. Gölün talana uğradığını belirten Bektaş, ‘Özellikleri artık kayboldu. Bundan sonra orada yapılacak göl, doğal değil, yapay göl olacaktır. ‘Dipsiz Göl, su tutar mı, tutmaz mı?’ sorusu ise tamamen şans’ dedi.Gümüşhane merkeze 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2140 metre yükseklikte olan, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası’ndaki kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl’de ‘define’ söylentisi üzerine ismi açıklanmayan 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğünce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün onayı ile 6 Kasım’da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarmalar, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi.APOLLİNARİS LEJYONUNUN HAZİNESİ ARANDIDipsiz Göl’de, yasal izinle yapılan kazıda sonuca ulaşılamazken, iddiaya göre, bölgede bir dönem kalan Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki 4 büyük lejyonu arasında gösterilen, 15’inci Apollinaris lejyonunun var olduğuna inanılan hazinesinin arandığı öğrenildi. Dipsiz Göl’de, 4 gündür sürdürülen kazı çalışmaları, define bulunamayınca sonlandırıldı. Altın olduğuna inanılan göldeki kazının kimler tarafından yapıldığı ise halen açıklanmazken, iş insanı olduğu öne sürülen 2 kişinin, heyet huzurundaki kazı çalışmalarını yakından takip ettikleri belirtildi.GÖL ALANI TOPRAKLA DOLDURULDUKaynağı ve akarı olmayan, Buzul Çağı’ndan kalma, 12 bin yıllık krater Dipsiz Göl’de tamamlanan kazı çalışmalarının ardından ekipler, alandan ayrıldı. Gümüşhane Valiliği, göl alanının eski haline getirildiğini açıkladı; ancak Dipsiz Göl alanının toprakla doldurularak, kapatıldığı görüldü. Su kalmayan göl, taş ve toprak yığını haline döndü.SORUŞTURMA BAŞLATILDIKültür ve Turizm Bakanlığı, Dipsiz Göl’de gerçekleştirilen kazı çalışmalarının, gölün kurumasına neden olduğunu ve ilgililerin haklarında başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Gümüşhane Valiliği de kazı için uygunluk raporu veren ilgililer hakkında ayrıca soruşturma başlatıldığını açıkladı.ÇALIŞMALAR SONA ERDİYasal izinle yapılan kazı çalışması sırasında toprak doldurulup, yok edilen Dipsiz Göl’ün eski haline dönüştürülmesi için çalışma başlatıldı. Gümüşhane Valiliği İl Özel İdaresi ekipleri, göl alanına doldurulan dayanıksız toprağı çıkarıp, yerine suya dayanıklı kireçli ve killi toprak döktü. Önceki gün başlatılan çalışmalar kapsamında; göl tabanının hazır hale getirilme çalışmaları tamamlandı. Suya dayanıklı kireçli, killi toprak dökülüp, iş makinesi ve silindir eşliğinde tabanı hazırlanan gölün; su takviyesi yapılmadan, bölgede beklenen yağışların ardından eriyecek karla doğal haline dönmesi beklenecek. Gölün doğal haline gelmemesi halinde ise yapılacak incelemeler sonucu yaklaşık 2 metrelik derinliğe sahip alana, tankerlerle su takviye edilip, edilmeyeceğine karar verilecek.’GÖLÜN ÖZELLİKLERİ KAYBOLDU’Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) eski öğretim üyesi, jeoloji mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Dipsiz Göl’ün eski haline dönüştürülmesi için başlatılan çalışmaları değerlendirdi. Gölün su tutup, tutmayacağının tamamen şansa bağlı olduğunu kaydeden Bektaş, ‘Bu göl doğal bir yapıydı. Bu gölün içinde bir canlı yapısı yani florası vardı, bitkisel bir jeolojik yapısı vardı. Bu gölün suyunu boşalttılar; içinde kazı çalışmaları, taramalar yapıldı. Define avcılığı yapılarak orası talan edildi yani gölün orijinali bozuldu. Şimdi de rehabilitasyon çalışmaları yapılarak göl eski haline dönüştürülmeye çalışılıyor. Gölün özellikleri artık kayboldu. Bundan sonra orada yapılacak olan göl, doğal değil yapay göl olacaktır. ‘Dipsiz Göl, su tutar mı, tutmaz mı’ sorusu ise tamamen şans. Çünkü bu tür göller, hem üstten yağmur suları ile hem de alttan kırıklardan sızan yeraltı suları ile beslenir’ diye konuştu. ‘DERS ÇIKARILMALI’Yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Bektaş, ‘Orada killi, kireçli bir malzeme kullanılarak dolgu yapıldı. Dolgunun kalınlığı, özelliği nedir bilmiyorum. Orası su tutar mı, tutmaz mı zaman gösterecek. Suyun kaçmasını sağlayacak olan yeraltı kırıkları ve buharlaşmadır. Gelen su ile giden suyun bir dengesi olması gerekiyor. Dört mevsim varlığını sürdürebilmesi için gelen suyun giden sudan daha fazla olması gerekiyor. Bu olaydan ders çıkarmamız gerekiyor. Bu tür buzul gölleri bu bölgelerde çok var. Bunlar son buzul çağlarının bizlere bıraktığı miraslardır. Maalesef yasa ve yönetmeliklerde eksikler var. Bu eksikler tamamlanmalı. Yasal bir kazı yapıldı ama maalesef bu gölün jeolojik önemi bilinmiyor. Ekoturizme olan katkısı göz önüne getirilmiyor’ dedi. Define aramanın daha basit yolları olduğuna da dikkat çeken Bektaş, ‘Doğamızı korumalıyız ve koruduğumuz bu muhteşem güzelliklerden yararlanmalıyız. Bundan sonra doğal güzelliklerimizi daha korumalı ve turizme kazandırmalıyız. Doğayı bu şekilde tahrip etmeye gerek yoktu. Orada eğer bir define şüphesi varsa oraya basit bir şekilde jeofizik profil atılabilirdi. Göle de hiçbir zarar gelmezdi. Çok basit bir şekilde bu kadar yükten de kurtulurduk. Şimdi o defineyi oradan çıkarsan da oraya verdiğin tahribatın üzerini kapatamazsın. Orada doğal bir hazine yok oldu, geçmiş olsun’ diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Prof. Dr. Osman Bektaş açıklamalar-Dipsiz Göl Arşiv HABER KAMERA: Aleyna KESKİN/TRABZON, – ========================Kalbi delik Ceren, sağlığına kavuşmak istiyorDenizli’de, doğuştan kalbi delik dünyaya gelen ve hastalığı nedeniyle örgün eğitimi bırakmak zorunda kalan Ceren Beler (21), tedavi olup sağlığına kavuşmak istiyor. Maddi durumlarının iyi olmadığını söyleyen Beler’in ailesi, operasyonun riskli olduğunu da belirtti.Merkezefendi ilçesi Karaman Mahallesi’nde yaşayan Ceren Beler, doğuştan kalbi delik olarak dünyaya geldi. Bakkal işleten baba Ali Beler (50) ve evlere temizliğe giderek ailesine ek gelir sağlayan anne Gülperi Beler (48), kızının hastalığına çare bulabilmek için Denizli, Ankara, İzmir ve İstanbul’daki çeşitli hastanelere giderek çözüm aradı. İzmir’deki Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Beler’e ‘Vsd Pulmoner’ teşhisi konuldu. Rahatsızlığı nedeniyle akciğeri de az çalışan Beler’in kalbine ameliyatla yapay damar nakli yapıldı. Beler, geçirdiği ameliyatın ardından taburcu edildi. Hastalığını tam anlamıyla atlatamayan, merdiven çıkmakta zorlanan, arkadaşlarıyla birlikte koşup oynayamayan Beler, hastalığı yüzünden ortaokuldan sonra örgün öğretimini bırakmak zorunda kaldı.Nakledilen yapay damarın işlevini kaybetmesi sonucu hastalığı nükseden Beler’in ailesi, kızını tedavi ettirebilmek için farklı şehirlerde birçok hastaneye başvurdu. Ancak tedavisi için bir çözüm bulamadı.Ailesiyle birlikte 3 katlı bir apartmanın bodrum katındaki kiralık evlerinde yaşamını sürdüren Beler, kendisine uzatılacak yardım elini bekliyor. Açık öğretim lisesine devam eden Beler, sobayla ısındıkları oturma odasındaki masasında ders çalışarak sınavlarına hazırlanıyor. Gelecek yıl üniversite sınavına girmeye hazırlanan Beler, hayali olan hemşirelik mesleği için kendisini zorlayan hastalığına rağmen günde 3 saat ders çalışıyor. Sosyal hayattan kopuk bir yaşam süren, yanında kimse olmadan dışarıya çıkamayan Beler, evde annesine ev işlerinde de yardımcı oluyor.HALUK LEVENT’TEN DESTEKGittikleri hastanelerde hastalığına çare bulamayan Ceren Beler, sosyal medya hesabından bir video çekip, ünlü sanatçı Haluk Levent’ten yardım istedi. Sosyal medyada dikkat çeken video üzerine Haluk Levent, Beler’e ve ailesine yardım sözü verdi.Kalbe giden damarların temiz ve kirli kanı aynı anda gönderdiğini, operasyonun riskli olduğunu belirten Beler, ’21 yıldır kalp hastasıyım. Kalbimde delik var ve sağ kısımdaki damar ise gelişmemiş. Bu yüzden doktorlar büyük bir ameliyata yanaşmıyor. Hastalığım nedeniyle eve kapalı kalıyorum, yürüyemiyorum, dışarı çıkamıyorum. Zamanım kısıtlı. Sağlığıma kavuşmak istiyorum. Rahatça yürüyebilmek, hedeflerime ulaşabilmek için bir çare arıyorum. Önce iyileşip daha sonra hemşire olabilmeyi istiyorum. Benim gibi hasta insanlara yardımım dokunsun istiyorum. Evde oturup ölümün kapımı çalmasını istemiyorum. Birinin çıkıp ‘sana yardım edeceğim’ demesini bekliyorum’ dedi.’ÇARESİZLİK İÇİNDE ÇIRPINIP DURUYORUZ’Anne Gülperi Beler ise ‘Biz 21 yıldır çaresizlik içerisinde çırpınıp duruyoruz. Sesimizi duyuramadık. Tek istediğim şey, çocuğumun iyileşmesi. Derdimize derman arıyoruz. Bizim için artık bir umut var. Haluk Levent bize destek olacağını söyledi. Ceren benim gönül yaram. Ben sadece Ceren’imin yaşamasını istiyorum’ diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜCeren Beler’in oturma odasında ders çalışmasıCeren Beler’in annesine yardım etmesiBeler Ailesi’nden detay görüntülerCeren Beler ile röp.Anne Gülperi Beler ile röp.Beler’in sosyal medyadan paylaştığı videonun görüntüsüHaber-Kamera: Deniz TOKAT / DENİZLİ, ========================Niğde’de 5 kaçak göçmen yakalandı NİĞDE’nin Ulukışla ilçesinde, ülkeye yasa dışı yollardan giren 5 göçmen, polis ekiplerinin sürücüsünü durdurduğu otomobilde yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Niğde- Adana yolunun Eminlik gişelerindeki uygulama noktasında, A.S. yönetimindeki 34 HS 8385 otomobili şüphe üzerine durduruldu. Araçta ülkeye yasa dışı yollardan girdikleri tespit edilen, Afganistan uyruklu 5 göçmen yakalandı. Yol izin belgesi ve kimlikleri bulunmayan kaçak göçmenler, emniyete götürüldü. Sürücü A.S ise gözaltına alındı.Görüntü Dökümü————————Kaçak göçmenlerin polis tarafından otomobilden indirilmesiHaber: Adnan ÇELEBİ-Kamera: NİĞDE,========================5 kişinin elektrikli bisiklette akıl almaz yolculuğu Isparta’da seyir halindeki elektrikli bisiklette 3’ü çocuk 5 kişinin hayatlarını hiçe sayarak yaptıkları yolculuk, görenleri şaşırttı. O anlar ise otomobille seyreden kişinin cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.Isparta Şehit Fethi Bey Caddesi’nde elektrikli bisiklette yolculuk eden 5 kişi hayatlarını hiçe saydı. 3’ü çocuk 5 kişinin tehlikeli yolculuğu arkalarından gelen otomobildeki bir kişinin cep telefonu kameralarına yansıdı.Bisikletin arkasında oturan kadının, bisikletin arka tekerinin yanlarında bulunan basamaklara basarak ayakta duran iki çocuğu sağ ve sol koluyla tuttuğu görüntülere yansıdı. Görüntülerde, sürücüyle birlikte önünde oturan bir çocuğun daha yer aldığı görüldü. Akıl almaz yolculuğu yapanların hiçbirinde kask bulunmaması da dikkati çekti. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ————–Olay anına ilişkin görüntüHABER- KAMERA: Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA,  

Bir önceki yazımız olan Gümüşhane'de doğa yürüyüşleri yoğun ilgi görüyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*